Vakıf Duyuruları

Sempozyuma Davet

Sempozyuma Davet

Dünyada ve Türkiye'de Yerel Yönetimler Alanında Önemli Değişiklikler Yaşanıyor. 

Değişim ... Devamını Oku...

Teşekkür

Teşekkür

Değerli Dostlar, Sevgili Ankaralılar, Ankara Sevdalıları,

Başkent Ankaramızın seçkin kuru... Devamını Oku...

Yenimahalle Belediyesi Ziyareti

Yenimahalle Belediyesi Ziyareti

Ankara Enstitüsü Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Metin ÖZASLAN ve Yönetim Kurulu Üyeleri... Devamını Oku...

Sayfamız Yenilendi.

Sayfamız Yenilendi.

Yenilenen arayüzyle web sayfamız yayında. Artık daha fazla içerik ve kullanım kolaylığın... Devamını Oku...

Previous
Next

Hava Durumu

Hava, 14 Kasım
Ankara’deki Hava Durumu
+5

Yük.: +14° Düş.: +6°

Nem: 93%

Rüzgar: E - 6 KPH

Bu kitap, Ankara'nın 1. Dünya Savaşı sonrasından Kur­tuluş Savaşı ve sonrasındaki 'kalıcı düzene geçişi belirleyen durumu, 1922-1928 yılları arasında ortaya çı­kan kentleşme ve modernleşme konusundaki arayışla­rını, bunların gündeme getirdiği planlama ve yerleşim kararlarını birinci elden yeniden öğrenmemizi ve yorumlamamızı sağlıyor. Çalışmada sunulan yeni belge­ler ve bağlantılı yorumlanan yeni planlar eşliğinde, genç başkentin gereksindiği fiziki plan arayışı çabalarına ve sonuçlarına ilk kez, ışık tutulmaktadır. Araştırma, "Ankara 1924-25 Lörcher Planı"nın, bütün belgeleri ve kuşatıcı özellikleriyle, 'sıradan bir haritacılık çalış­ması ve ön altlık hazırlığı' ya da 'yol istikamet planı basitliğinde bir kroki' olmadığını ortaya koymakta, "Ankara'nın ilk planı" olduğunu kanıtlamaktadır.

 

1928 yılında Ankara Şehremanetinin gerçekleştirdiği Ankara Plan Yarışması ve sonrası bilgisiyle karşılaştırıldığında hala karanlıkta olan bu erken dönem,yıllarca söylenti düzeyindeki bilgi ile kuşatılmıştı.Bugün artık,1932 Jansen Planı’nın bütün önemli özelliklerinin 1924-25 Lörcher Planı ile tasarlandığı; Eski Ankara ve Yeni Şehir için yapılan birbirini izleyen planlama ile kentin kalıcı ve hala nitelikli olan, Sıhhiye, Kızılay, Mithat Paşa, Necati Bey, Demirtepe, Kolej, Bakanlıklar, TBMM alt bölgelerinin karara bağlandığı; Charlottenburglu Carl Cristoph Lörcher’in çabasının ise onu izleyen plancılar ve plan yönetimince örtbas edilmeye çalışıldığı görülüyor.

Ali Cengizkan