Vakıf Duyuruları

Sempozyuma Davet

Sempozyuma Davet

Dünyada ve Türkiye'de Yerel Yönetimler Alanında Önemli Değişiklikler Yaşanıyor. 

Değişim ... Devamını Oku...

Teşekkür

Teşekkür

Değerli Dostlar, Sevgili Ankaralılar, Ankara Sevdalıları,

Başkent Ankaramızın seçkin kuru... Devamını Oku...

Yenimahalle Belediyesi Ziyareti

Yenimahalle Belediyesi Ziyareti

Ankara Enstitüsü Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Metin ÖZASLAN ve Yönetim Kurulu Üyeleri... Devamını Oku...

Sayfamız Yenilendi.

Sayfamız Yenilendi.

Yenilenen arayüzyle web sayfamız yayında. Artık daha fazla içerik ve kullanım kolaylığın... Devamını Oku...

Previous
Next

Hava Durumu

Hava, 14 Kasım
Ankara’deki Hava Durumu
+5

Yük.: +14° Düş.: +6°

Nem: 93%

Rüzgar: E - 6 KPH

SUNUŞ

Bir kentin kimliği öncelikle o kentin tarihi ve o kentte yer alan her türlü yapı ve eserden oluşur. Bir kentin kimliğinin oluşmasında o kentin yaşadığı her dönem farklı izler bırakır. Ankara’da da kuşkusuz böyle olmuştur. Ankara’nın bu günkü Ankara haline gelmesi; çok tekrarlanan bir ifade ile “Cumhuriyet tarihinin başladığı küçük kasabadan Cumhuriyetçilerin Başkentine dönüşmesi dönemi”  kentimizin kimliğini belirleyen dönemdir. Bu dönem Kurtuluş savaşının karargah kenti ve devrimlerin gerçekleştiği Başkentin kimliğini belirlerken ve Ankara ulus devletin sembolü haline gelirken dünya kentlerinde örneklerine pek rastlamadığımız bir gelişme yaşanmıştır; Ankara; ülkenin kurtarıcı komutanı, çağdaşlaşma projesinin mimarı ve uygulayıcısı bir büyük insanla özdeşleşmiştir. Hasan Ali Yücel 20 Kasım 1938’de yazdığı makalede “Ankara bugünden sonra Atatürk kenti oluyor” diyordu. Gerçekten Yücel’in dedikleri gerçekleşti ve Ankara, Cumhuriyetin ve Ata’nın başkenti olma yolunda görkemli ve güzel adımlar attı. Yapılan yeni bir değerlendirmede Türkiye’de Çağdaş Mimarlığın (1923-2003) önde gelen 20 eserinden 12’ sinin Ankara’da olması bir rastlantı değildir.* Ankara’nın yaşatılması ve geliştirilmesi gereken kimliği de tartışmasız budur.

Ankara’nın tarihi ve kültürel varlığını oluşturan değişik değerli yayınlar olmasına karşın, 1933 yılında Ernest Mamboury tarafından yazılan kılavuzdan bu yana kenti tüm yönleriyle ve özellikle Cumhuriyet dönemi yapıtlarıyla tanıtan yeterli bir yayının olmaması Vakfımızı böyle bir çalışmanın yapılmasına yöneltmiştir.

Çalışmaların başlangıcında, kitaba girecek konuların belirlenmesi aşamasında, Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde görevli arkadaşlarımızla kitapta yer almasını istediğimiz eserler, tarihi ve mimari değer taşıyan yapılar, parklar, anıtlar ve turistik yerleri sınırlamada oldukça zorlandık, farklı özellikler taşıyan bu eserlerin hiçbirinden vazgeçmek içimize sinmedi. Böyle olunca da, bir “gezi kılavuzu” kapsamını oldukça aşan kitabımız Ankara’nın tarihi ile birlikte kentte yer alan yapıtları tanıtan ve bu konularda daha derinliğine araştırma yapmak isteyenlere ilk bilgileri veren bir çalışmaya dönüştü. Bu bilgileri yerinde değerlendirmek isteyenler için yapıtlarla ilgili yeterli fotoğraf ve haritaya da kitabımızda yer verdik.

Bu kitabın basıma hazır hale getirildiği aşamada; Ankara’da bir anıt yıkıldı. Bu eserin hazırlanmasında büyük katkıları olan, Vakıf Başkan Yardımcısı arkadaşımız Prof. Dr. Raci Bademli’yi kaybettik. Bu kitap onun anısına adanmıştır.

İlk baskısını yaptığımız bu kitapta, bütün titizliğimize karşın, bazı eksiklikler ve yanlışlar olabilir. Okuyucularımızın bunları bize bildirmeleri, ileride yapmayı düşündüğümüz yeni baskılarda eserimizin daha da mükemmelleşmesini sağlayacaktır.

Kitabın hazırlanmasında büyük bir özveri ve sabırla çalışan Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü çalışanlarını, Ankara’ya böyle bir eser kazandırdıkları için kutluyor ve teşekkür ediyorum.

Saygılarımla,

                                                          

                                                                                  Ankara Enstitüsü Vakfı

                                                                                  Yönetim Kurulu Başkanı

                                                                                  Timur Erkman



*Ali Cengizkan, Mimarlık Dergisi  - Mimarlar Odası Yayını  – Mayıs – Haziran 2003 Sayı 311